r/Turkey May 21 '26

Megathread-Mod Post r/Turkey gizlilik rehberi

316 Upvotes

Bildiğiniz üzere Reddit Türkiye'de ofis açtı ve çoğumuz sevgi dolu sözcüklerimizden dolayı evimize teşekkür mektubu almak istiyoruz, bu yüzden sizlere evinize imzalı bir şekilde sevgi mektubu almanızı sağlamanıza yardımcı olacak şeylerden bahsedeceğim.

Reddit IP'mizi sonsuza kadar tutmuyor, 3 ay geçtikten sonra IP adresiniz sistemin veri tabanından siliniyor, fakat ilk kayıt yaptığınız IP sonsuza dek saklanıyor. Sevgi dolu bir mektup için lütfen hesabınızı kendi kişisel IP'nizle oluşturduğunuza dikkat ediniz.

Not: İlk kayıt yaptığınız IP sonsuza kadar saklanmasına rağmen hesabınız 2 yıldan eskiyse zaten kanunlara göre ISP'ler sizin IP adresinizi 2 yıldan fazla saklamıyorlar. Fakat bazı istisnai durumlarda IP adresini ISP silmeyi unutabiliyor ve sevgi mektubu almanız için size yardımcı oluyorlar

1- Settings - Data Request linkine giriyoruz ve hesabımızın verilerini talep ediyoruz, bunu hem hesabımızın ilk oluşturulduğu IP adresini öğrenmek için yapıyoruz hem de acaba 3 ay içinde VPN kapatmayı unutup IP adresimizi açığa çıkarmış mıyız diye. Eğer IP adresiniz bu listede yoksa lütfen bu postun altına evinizin adresini yazınız ki sevgi mektubu alabilesiniz. Bunu yapmak için yapay zeka yardımıyla bir Python kodu hazırlayabilirsiniz. (Çok istek olursa kodlarım.)

2- Bu verileri NotebookLM'e atıyoruz. Verilerimizi NotebookLM'e attıktan sonra sevgili Gemini'a prompt yazarak sana attığım mesajlardan sevgi mektubu yazarlarının seni bulmasına yardım edecek detayları benim için bulur musun diye soruyoruz ve bize bu mesajların bir listesini yapmasını istiyoruz. Daha sonrasında bu mesajları gene bu postun altına yazarak sevgi mektubu yazarlarına yardımcı oluyoruz.

3- En önemlisi sevgi mektubu yazarlarının sizi daha kolay bulması için onlara ipuçları bırakıyoruz, onlar ipuçlarının izini sürmeyi çok seviyorlar çünkü

Mesela: 23-31 ocakta .............'da tatile gittim.
Ben ................. kurumunda ................. olarak çalışıyorum.
............... pastanesindeki kurabiyeler ne kadar da güzel.

4- Eğer ana hesabınız dışında 'gizli' işleriniz için açtığınız yan hesaplar varsa, ikisine de aynı tarayıcıdan, aynı VPN açıkken veya aynı saat diliminde girmeye özen gösterin. Tarayıcınızın özgün parmak izi (Browser Fingerprinting) sayesinde, sistem iki hesabın da arkasındaki parmağın size ait olduğunu anlar ve sevgi mektubundan yan hesabınız da mahrum kalmaz.

5-Unutmayın dostlar, dijital ayak izi bırakmak bir sanattır. İnternette yazdığınız hiçbir şeyin kaybolmadığını, silseniz bile arşiv sitelerinde (Wayback Machine vb.) kalabileceğini bilerek sevgi dolu sözcüklerinizi seçin. Mektup kutunuz boş kalmasın! Lütfen bu mesajlarınızı https://removals.pullpush.io/ linkinden bir form açarak silmeyiniz yoksa sevgi mesajı alamazsınız. Yazık.

6-Hesabınızı açarken sakın öyle geçici, tek kullanımlık e-postalar (temp-mail) veya protonmail gibi şifreli servisler kullanmayın. İçinde adınızın, soyadınızın ve doğum yılınızın geçtiği o emektar kişisel gmail veya hotmail adresinizi bağlayın. Hatta mektup yazarlarının işini daha da hızlandırmak için hesabınızı Google veya Apple kimliğinizle doğrudan senkronize ederek 'Tek Tıkla Giriş' yapın ki adresiniz sistemde parlasın. Bir de üzerine lütfen o güzel telefon numaranızı sisteme ekleyiniz.

7-Eğer Reddit avatarınıza tatlı kıyafetler almak istiyorsanız veya Reddit Premium kullanacaksanız, ödemeyi sakın kripto paralarla ya da anonim ön ödemeli kartlarla yapmaya çalışmayın. Doğrudan kendi adınıza kayıtlı, maaş aldığınız banka kartınızı sisteme tanımlayın. Böylece sevgi mektubunuzun faturası da doğru adrese kesilmiş olur.

8-Eğer yüzünüzü tam olarak koymak istemiyorsanız bile, sadece sizin çektiğiniz veya başka bir platformda kullandığınız bir görseli profil resmi yapın. Tersine görsel arama (Reverse Image Search) teknolojileri sayesinde, o görselin internetteki diğer kopyaları taranarak gerçek sosyal medya hesaplarınıza (ve dolayısıyla adınıza, soyadınıza) şıp diye ulaşılabilir.

⚠️ ÖNEMLİ YASAL UYARI: Yukarıdaki maddelerden en az 3 tanesini eksiksiz uyguladıysanız, posta kutunuza düzenli aralıklarla göz atmaya başlayabilirsiniz. Unutmayın, dijital dünyada 'silmek' sadece sizin ekranınızdaki piksellerin değişmesidir; sunucuların hafızası ise bir fil gibidir, asla unutmaz! Mektup yazarlarını yormayın, dijital ayak izinizi parlatın. 😉


r/Turkey 1d ago

News Özgür özel ve 90 Milletvekili CHP'den istifa ediyor.

Post image
1.1k Upvotes

r/Turkey 7h ago

News Muğla'nın Fethiye ilçesinde, kalbi durarak aniden yere yığılan bir gencin yanına gelen şahıs, yardım etmek yerine önce çantayı karıştırdı, ardından gencin arka cebindeki cüzdandan yaklaşık 6 bin TL parasını çaldı

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

531 Upvotes

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/kalbi-duran-gencin-parasini-caldi-p338606

Fethiye'de bir güvenlik kamerası tarafından kaydedilen görüntüler, izleyenlere 'pes artık' dedirtti.

20 Temmuz günü sabah saatlerinde Fethiye Paspatur Çarşısı'nda meydana gelen olayda, sokak ortasında yaşadığı kalp rahatsızlığı nedeniyle fenalaşan ve yere yığılan genci fark eden 56 yaşındaki R.Y., yardım ediyormuş gibi yaklaşarak kalbi duran gencin arka cebindeki cüzdanını aldı.

Baygın haldeki gencin cüzdanının içerisinde yer alan 6 bin TL'yi çalan R.Y., güvenlik güçlerinin çevredeki kameraları saatlerce taramasının ardından tespit edilebildi.

CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan R.Y., daha sonra sevk edildiği adliyede hakim karşısına çıkarıldı ve tutuklanarak cezaevine gönderildi.


r/Turkey 5h ago

News Bisiklet sürerken tayt giydiği gerekçesiyle görevden alındığı iddia edilen Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, Ardahan'dan törenle uğurlandı.

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

259 Upvotes

r/Turkey 2h ago

Bad Title Şeri kanun mu geldi?

Thumbnail
gallery
130 Upvotes

Tanımayanlar için, bu kadın Instagram'da kendi fotoğraflarını, videolarını paylaşan bir influencer. Ben de kendisine bayılmıyorum ve cringe buluyorum açıkçası. Fakat "dini değerleri aşağılama suçundan" gözaltına alınmasına ve hesaplarına erişim engeli getirilmesine hiçbir anlam veremedim. Kimseyi aşağılayan bir içeriği yoktu.

Buna bakarken gündemde suçlu olduğu tamamen kanıtlanmış bir katilin tahliye haberini gördüm.

Bu adalet sisteminin tek önceliği belirli bir kesimin aşağılanması mı?


r/Turkey 5h ago

News Özgür Özel’in kuracağı Yeni Parti’nin sloganı belli oldu: “AKP’nin kara düzenini değiştireceğiz.”

Post image
223 Upvotes

r/Turkey 2h ago

News Ölü adalet: Deniz Göktaş’ı ölümle tehdit eden gerici İhsan Şenocak hakkında takipsizlik

Thumbnail
gallery
119 Upvotes

Kaynak: https://www.birgun.net/makale/olu-adalet-tutuklanan-komedyen-deniz-goktas-i-tehdit-eden-gerici-hakkinda-takipsizlik-725069

Deniz Göktaş’ı politik mizah yaptığı için tutuklayan yargı, Deniz Göktaş’ı ölümle tehdit eden gerici İhsan Şenocak hakkında jet hızıyla dava açılmasına gerek yok kararı verdi. Savcılık hakaretler için ‘eleştiri, kaba söz’ yorumu yaparken ölüm tehdidi için ‘korkutucu değil’ dedi.

Komedyen Deniz Göktaş, YouTube’da yaklaşık 14 milyon kişi tarafından izlenen ‘Ölü Deniz’ adlı stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanmıştı. Deniz Göktaş, politik mizah yaptığı için 19 gündür Çorlu’daki kuyu tipi cezaevinde hapsediliyor.

Gerici İhsan Şenocak, Deniz Göktaş’ı stand-up gösterisi nedeniyle tehdit etmişti. Yobaz İhsan Şenocak ‘ihsanhocaresmi’ isimli X hesabında 3 Temmuz 2026 günü Deniz Göktaş ile ilgili şöyle yazmıştı:

“Sanatın arkasına saklanarak Allah’ın kitabına hakaret eden o KÜFÜR YOBAZInın küfür yobazının küfürnamesini pazarladığı salonda, canı pahasına da olsa Kur’an’ı müdafaa için bir adam sahneye çıksaydı bir daha kimse Kur’an’a sövmeye cesaret edemezdi. O BİR ADAM olmaya talibim; muvaffat eyle ya Rabbi!”

‘ÖLÜM TEHDİDİ ÇOK AÇIK’

Deniz Göktaş’ın avukatları, X’teki bu paylaşım nedeniyle İhsan Şenocak hakkında ‘Ölümle Tehdit’ suçundan şikayetçi oldu. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na 13 Temmuz 2026’da verilen dilekçede avukatlar paylaşımdaki ölüm tehdidinin çok açık olduğunu ifade etti ve bu yazıdan sonra Deniz Göktaş’ın çok sayıda kişi tarafından tehdit edildiğini belirttiler.

Dilekçede şöyle denildi:

“Şüphelinin müvekkilin sanatını icra ettiği salonda ölümü ve öldürmeyi göze alan bir eylem yapacağını, fiziki müdahalede bulunacağını açıkça ifade etmesi, Deniz Göktaş’ın vücut dokunulmazlığına ve yaşam hakkına yönelik ağır bir saldırı gerçekleştireceğini göstermektedir” dedi.

HAKARET VE KÜFÜRLER YAĞDIRDI

Avukatlar İhsan Şenocak’ın Deniz Göktaş’ı ölümle tehdit ettikten sonra iki paylaşımını da dilekçeye ekledi. Şenocak bir Tweet’te şöyle yazmıştı:

“Küfretmekten başka bir mahareti olmayan DEYYUSLAR GÜRUHUNUN özgürlükten anladığı, ALLAH TEALA’NIN KİTABI’NA sövme hürriyetidir. En cesurları (!) ise adını ve suratını gizleyip de söven kilise çocukları…Fikri olana fikirle, DOMUZ gibi yazana ise layık olduğu şekilde muamele ederiz.”

Diğer tweet ise şöyleydi:

“Kur’an’a sövene müsamaha hoşgörü değil ihanettir. Kur’an, Allah’la ayetleriyle ve Rasulüyle alay etmenin ‘küfür’ olduğunu beyan ederken ‘Biz Kur’an Müslümanıyız’ diye kıyamet koparanlar, hadisleri inkar edenler niçin Allah’ın kitabına hakaret eden ‘küfür domuzu’nu telin etmedi?”

TOPLUMU KIŞKIRTTI

Avukatlar bu paylaşımlarda İhsan Şenocak’ın zincirleme şekilde hakaret ve tehdit ettiğini anlattı. Dilekçe şöyle devam etti:

“Şüphelinin ileri sürdüğü gibi Deniz Göktaş gösterisinin hiçbir yerinde hiçbir inanca, inanışa, dine veya bir başka gruba yönelik kaba, incitici veya hakaretimiz ifadelerde bulunmamıştır. Ancak şüphelinin paylaşımlarından etkilenen toplumun çeşitli kesimlerinden tehdit ve hakaretler almaya devam etmiştir. Şüpheli yapmış olduğu paylaşımlarla, toplumun bir kısmını müvekkilimiz aleyhine kışkırtmış ve müvekkilimizi toplumda adeta bir nefret objesi haline getirmek istemiştir…”

SADECE KABA SÖZMÜŞ

13 Temmuz 2026’da dilekçenin sunulduğu İstanbul Anadolu Savcılığı sadece 4 gün sonra 17 Temmuz 2026’da gerici İhsan Şenocak hakkında dava açılmasına gerek olmadığına karar verdi. Şenocak’ın ifadesi bile alınmadı. Savcılık kararın gerekçesinde hakaret suçundan İhsan Şenocak’ı kurtaran şu yorumu yaptı:

“Bahse konu paylaşımların eleştiri ve kaba söz mahiyetinde olduğu, kaldı ki söz konusu paylaşımların duraksanmayacak şekilde müştekiye yönelik olduğunun anlaşılamadığı gibi bu yönde başkaca somut bir delilin bulunmadığı, hakaret suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağına…”

YOBAZ HUZUR BOZMAMIŞ

Savcılık tehdit suçlamasıyla ilgili İhsan Şenocak hakkında dava açılmamasının gerekçesini ise şöyle anlattı:

“Tehdit suçunun oluşabilmesi için sarf edilen sözlerin müştekinin iç huzurunu bozacak, irade özgürlüğünü baskı altına alacak ve objektif olarak ciddiyet ile korkutuculuk içerecek nitelikte olması gerekir. Somut olayda ise paylaşımların bu nitelikte olmadığı anlaşıldığından tehdit suçunun da yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağı anlaşılmış, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.”

Özetle savcılık, ‘deyyus’, ‘domuz’, ‘domuz küfürü’ gibi sözleri hakaret olarak görmeyerek sahnede canı pahasına sergilenecek bir saldırıyı da tehdit olarak görmedi. Deniz Göktaş ise sadece politik mizah yaptığı için cezaevinde yatmaya devam ediyor.


r/Turkey 3h ago

News ‘Kadın sünneti’ ilanı veren doktor, suçlamaları yanıtladı: Herkes gibi ben de karşıyım, “hud derisi alma” operasyonunu kastetmiştim.

Post image
87 Upvotes

r/Turkey 5h ago

News Eğitim sırasında güneş çarpması şüphesiyle hastaneye kaldırılan askerî öğrenci hayatını kaybetti, 3 askerin tedavisi sürüyor (Geçen yıl da iki er sıvı kaybından şehit olmuştu)

Post image
131 Upvotes

Yalova’daki Hava Kuvvetleri Komutanlığı 18’inci Ana Üs Komutanlığı’nda dünkü eğitim sırasında güneş çarpması sonucu rahatsızlanan Hava Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencisi Veli Bilgin, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Aynı eğitimde rahatsızlanan 3 öğrencinin tedavisi devam ederken, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Cumhuriyet’in haberine göre olay, Hava Harp Okulu öğrencilerinin okul öncesi askeri eğitim yaz kampında yaşandı. Eğitim sonrası en az 10 askeri öğrencide güneş çarpması belirtileri görüldü.

Öğrencilerden dördü hastaneye sevk edilirken, içlerinden Veli Bilgin tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olaya ilişkin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Hastanede tedavi gören öğrencilerden birisinin de yabancı uyruklu olduğu öğrenildi.

İskenderun’da "sıvı kaybı" nedeniyle iki er şehit olmuştu

Geçen yıl Temmuz ayında da Hatay İskenderun’daki Deniz Er Eğitim Alayı’nda eğitim gören iki asker, yüksek ateş ve bulantı şikâyetiyle kaldırıldıkları hastanede şehit olmuştu. Otopsi raporuna göre askerlerin ölüm nedenleri, aşırı sıvı kaybına bağlı çoklu organ yetmezliği olarak belirlenmişti.

https://t24.com.tr/gundem/egitim-siraisnda-gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-asker-ogrenci-hayatini-kaybetti,1337439?_t=1784730048992


r/Turkey 13h ago

Humour | Şaka Bir Gökçek Fıkrası- "Masada yeni rakı varmış"

Post image
404 Upvotes

r/Turkey 6h ago

News Yeni Parti Viki Sayfası yaklaşık 1 saat önce açıldı.

Post image
123 Upvotes

r/Turkey 10h ago

Culture Türklerin Yunanlara karşı Truvalı Hektor’u sahiplenmesi

Post image
208 Upvotes

Odyssey filmini izledikten sonra Türklerin Hektor/Truva’yla ilişkisi üzerine kafamda bazı sorular oluştu.

Truva şehir devleti tarihçilere göre Yunan değil, Hitit-Frigya kültürüne bağlıydı.

Aynı bölge Gelibolu/Çanakkale Savaşı’nda da öne çıktığı için bir örtüşme var.

Kritovulos isimli bir tarihçi Fatih Sultan Mehmet’in Truva’yı ziyaret ettiğini bildiriyor.

Aynı şekilde Atatürk’e atfedilen “Hektor’un öcünü aldık” şeklinde aktarılan bir anekdot da var.

Üstelik geçmişte, özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarında, bazı Türk aydınları (Azra Erhat, Halikarnas Balıkçıcı) Hektor’u ve Truvalıları işgalcilere karşı Anadolu’nun yerli halkının temsilcisi olarak görmüşler.

Türklerin bir kısmı Orta Asya’dan gelmiş olsa da büyük bir kısmı Anadolu halkıya karışmış.

Dolayısıyla kültürel olarak neden bu kahramananları Orta Asya kültürü kadar sahiplenmiyoruz sizce?

Resim: Hektor, Arturas Slapsys


r/Turkey 10h ago

News Yargıdan '19 Mart' kararı: Valiliğin il genelinde dört gün süreyle uyguladığı toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklaması yasağı hukuka aykırı

Post image
197 Upvotes

Kaynak: https://www.birgun.net/haber/yargidan-19-mart-karari-valiligin-yasagi-hukuka-aykiri-724959

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi (BİM) 10. İdari Dava Dairesi, İstanbul Valiliği’nin Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025’in ardından İstanbul genelinde dört gün süreyle aldığı toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklaması yasağını hukuka aykırı bulan ilk derece mahkemesi kararını onadı.

Daire, Valiliğin istinaf başvurusunu reddederek kararın hukuka uygun olduğuna ve yasağın kanuni dayanağının bulunmadığına hükmetti.

İstanbul Barosu'nca açılan davayla ilgili karar kesin nitelik taşıyor.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi, İstanbul Valiliği’nin 19 Mart 2025 tarihinde aldığı ve İstanbul genelinde dört gün süreyle her türlü toplantı, gösteri yürüyüşü ile basın açıklamasını yasaklayan kararına ilişkin davada önemli bir karara imza attı.

Daire, İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin söz konusu işlemi iptal eden kararına karşı İstanbul Valiliği tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddetti. Böylece ilk derece mahkemesinin iptal kararı kesinleşmiş oldu.

VALİLİK DÖRT GÜNLÜK YASAK KARARI ALMIŞTI

Dava konusu işlem, İstanbul Valiliği’nin 19 Mart 2025 tarihinde aldığı karara dayanıyor.

Valilik, kamu düzeninin korunması ve olası provokatif eylemlerin önlenmesi gerekçesiyle 19-23 Mart 2025 tarihleri arasında İstanbul ili genelinde her türlü toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklamasını yasaklamıştı.

Aynı karar kapsamında M1A Yenikapı-Atatürk Havalimanı ve M1B Yenikapı-Kirazlı metro hatlarında Emniyet-Fatih istasyonu ile M2 Yenikapı-Hacıosman hattındaki Taksim istasyonu yolcu giriş ve çıkışlara kapatılmış, ayrıca Vatan Caddesi başta olmak üzere çok sayıda cadde ve sokağın araç trafiğine kapatılmasına karar verilmişti.

“KANUN VALİYE TÜM İLİ KAPSAYAN GENEL YASAKLAMA YETKİSİ VERMİYOR”

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin gerekçelerini yerinde buldu.

Kararda, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17 ve 19. maddelerinin valilere belirli şartlarda müdahale yetkisi verdiği ancak bu yetkinin İstanbul’un tamamını kapsayacak şekilde genel ve süresiz nitelikte yasaklama kararı alınmasına olanak tanımadığı vurgulandı.

Mahkeme, 2911 sayılı Kanun’un 17. maddesinin belirli bir toplantıya yönelik yasaklama yetkisi öngördüğünü, 19. maddesinin ise ancak ilin bir veya birkaç bölgesini kapsayabilecek şekilde uygulanabileceğini belirtti. Buna karşın İstanbul Valiliği’nin herhangi bir coğrafi sınır gözetmeden il genelinde dört gün süreyle tüm toplantı ve gösterileri yasaklamasının kanuni sınırları aştığı ifade edildi.

“ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİNE AYKIRI”

Kararda ayrıca, İstanbul genelinde uygulanan yasağın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı ve temel haklara en az müdahale ilkesini karşılamadığı belirtildi.

Mahkeme, alınan kararın ölçülü olmadığına, kamu yararı amacı taşımadığına ve hem 2911 sayılı Kanun’un 17 ve 19. maddelerine hem de 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesine aykırı olduğuna hükmetti.

VALİLİK: “KAMU DÜZENİ İÇİN GEREKLİYDİ”

İstanbul Valiliği ise istinaf başvurusunda, sosyal medya paylaşımları ve elde edilen bilgiler doğrultusunda İstanbul’da toplumsal olaylar yaşanabileceği, protestolara terör örgütlerine müzahir grupların katılabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu belirterek, yasağın kamu düzeninin, milli güvenliğin ve genel asayişin sağlanması amacıyla alındığını savundu.

İSTİNAF BAŞVURUSU OYBİRLİĞİYLE REDDEDİLDİ

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi ise dosya kapsamındaki incelemenin ardından, İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu sonucuna vardı.

Daire, Valiliğin ileri sürdüğü gerekçelerin ilk derece mahkemesi kararını kaldırmayı gerektirecek nitelikte olmadığına hükmederek istinaf başvurusunu oybirliğiyle reddetti. Kararın 16 Temmuz 2026 tarihinde kesin olarak verildiği belirtildi.

YARGIDAN DÖNEN YASAK KARARI

Hukuki süreç tamamlandığı için kesinleştiği bildirilen Valilik yasağı şöyle idi:

"İstanbul genelinde 19 – 23 Mart tarihleri arasında her türlü gösteri, toplanma ve basın açıklaması Valiliğimizce yasaklanmıştır. Halkımızın huzur ve refahı için alınan bu karar, ilgili birimlerimiz tarafından kararlılıkla uygulanmaya devam etmektedir. Tedbir kararları uygulamaya devam ederken bazı kurumlarda- devam etmekte olan adli süreçlerin bahane edilerek- hizmet vermeme, belediye hizmetlerini yerine getirmeme, kamu araçlarını kullanarak siyasi propaganda yapma, insanları gösterilere katılmaya zorlama vb. Eylemlerin ortaya konulduğu görülmektedir.

İstanbul Valiliği olarak halkımızın kamu hizmetlerine ulaşmasını engellemeye yönelik faaliyetleri yakından takip ediyor; bu fiilleri işleyen ya da teşvik edenlerle ilgili tespit çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Söz konusu şahıslarla ilgili idari ve adli süreçler başlatılacaktır.

Öte yandan vatandaşlarımızın, izinsiz gösterilerde protestocu gruplar içerisinde yüzlerini maskeyle gizlemeye çalışan provokatörlere karşı duyarlı olmaları, kendilerini emniyet güçlerimizle karşı karşıya getirebilecek her türlü olaydan kaçınmaları, şehrimizin huzur ve güvenliği açısından büyük önem arz etmektedir"


r/Turkey 1h ago

History Arap birliği kıbrıs konusunda yunanistanı destekledi.

Post image
Upvotes

Bizdekilerin tek taraflı arapçılığının hiç bir mantığı yoktur.


r/Turkey 5h ago

Map cesarean birth rate in 2020

Post image
37 Upvotes

r/Turkey 8h ago

News PKK: "Önderliğin fiziki özgürlüğünü de içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmez. Önderliğinden savaşçısına kadar örgütlenme ve düşünce özgürlüğün tam olduğu demokratik siyasete katılımı sağlayacak bir yasa çıkarılması gerekir."

Post image
37 Upvotes

PKK: Yasada önderlikle ile ilgili bir madde olmaz ve lider kadrolar yasa dışında tutulursa, önderliğin fiziki özgürlüğünü de içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmez. Bütünlüklü olmayan, çözüm konusunda boşluklar bırakan bir yasa istenmeyen sonuçlar doğurur. Önderliğinden savaşçısına kadar örgütlenme ve düşünce özgürlüğün tam olduğu demokratik siyasete katılımı sağlayacak bir yasa çıkarılması gerekir.

https://www.sozcu.com.tr/pkk-tehdide-basladi-p338250


r/Turkey 3h ago

Protest Özgür Özel'in Kuracağı Yeni Parti Hakkında

15 Upvotes

Genel olarak insanların kendi düşüncesini ve fikrini duymak isterim. 'Doğru' veya 'yanlış' karar gibi mevzular bir kenara, açıkçası ben böyle bir adımı destekliyorum.

Asıl problem halkın ne kadar desteğini alabileceği konusu benim görüşüm.


r/Turkey 20h ago

History Turkish Cypriot children greet Turkish soldiers arrival during the Cyprus Peace Operation, 20 July 1974 [4724x3140]

Post image
259 Upvotes

r/Turkey 3h ago

News DEM Parti İmralı Heyeti, Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mesajını yayınladı: "Yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir."

Post image
9 Upvotes

r/Turkey 14h ago

News Çin ve Rus donanma gemileri, Japonya'nın Deniz Ekonomik Sınır Bölgesi'nde tatbikat yapıyor.

Post image
61 Upvotes

Japonya Savunma Bakanlığı, Pazar günü bir Çin savaş gemisinin, ülkenin en güneyindeki adası çevresindeki Japonya Özel Ekonomik Bölgesi sınırları içinde saldırı ve atış tatbikatı gerçekleştirdiğini doğruladı. Bakanlık; Çin donanmasına ait iki füze destroyeri ve bir ikmal gemisinin yanı sıra bir Rus fırkateyninin, Pasifik'teki Okinotorishima Adası'nın yaklaşık 330 kilometre güneybatısında tespit edildiğini açıkladı.

Deniz Savunma Kuvvetleri, söz konusu dört geminin kuzeydoğu yönünde seyrettiğini teyit etti. Daha sonra, bu dört gemiden biri olan Çin'e ait füze destroyerinin, tatbikatı adanın yaklaşık 180 kilometre güneybatısında ve Japonya'nın deniz sınırları içinde gerçekleştirdiği doğrulandı. Çin destroyerinin mürettebatı, tatbikatın yeri ve süresine ilişkin olarak çevredeki sularda bulunan gemilere önceden bir bildirimde bulunmuştu. Yetkililer ayrıca, tatbikat sırasında Rus fırkateyninin de yakın sularda bulunduğunu teyit etti.

Japonya Savunma Bakanlığı, elindeki verilere göre, yabancı bir geminin Japonya'nın Ekonomik sınır bölgesi içinde atış tatbikatı gerçekleştirdiği bir olayın kamuoyuna ilk kez duyurulduğunu belirtiyor. Savunma Bakanlığı, tatbikatların tehlike oluşturabileceğini değerlendiriyor. Bakanlık, diplomatik kanallar aracılığıyla Çin ile temasa geçti ve bölgedeki izleme ve gözetleme faaliyetlerini sürdürüyor.

Kaynak:

https://www3.nhk.or.jp/nhkworld/en/news/20260721_03/


r/Turkey 1d ago

News YDS Almanca testinde Türkiye birincisi olan Eylül Uyar: "Sayısalda da 558. oldum. Günde saatlerce çalışmaktansa düzenli çalıştım. Ne iş yaparsam yapayım, dünyaya, ezilen insanlara katkım olsun istiyorum."

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

505 Upvotes

r/Turkey 1d ago

News Özgür Özel, Yeni Parti’yi açıkladı: “Atatürk’le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.”

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

511 Upvotes

r/Turkey 6h ago

Travel Feedback on Kackar - Turkiye

Thumbnail
6 Upvotes

r/Turkey 1d ago

News Özgür Özel yeni partinin kuruluşunu resmen açıkladı: "Yürüyelim arkadaşlar!"

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

632 Upvotes

Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/chp-de-tarihi-grup-toplantisi-ozgur-ozel-kursude-2522614

https://www.youtube.com/live/2H4dTyLxgu0?is=Z_tBR0IlnaAyT4Bh

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, CHP Grup Toplantısı'nda yeni parti kuracaklarını resmen açıkladı. Özel, "Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz" dedi.

Özel'in sözleri şöyle:

"KÜRSÜYE VEDA HÜZNÜYLE ÇIKTIM"

"Bugün bu kürsüden çok önemli beklentiler var. Ona dair konuşacağız. Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma değil tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.

Bugün bu salonun atmosferinden de, uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra daralıp çıktığımız sokaklarda kurduğumuz diyaloglarla. Tüm il başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın mahallelerinden, ailelerimizin akşam sohbetlerinden bu memlekette bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu görüyoruz.

Herşey bittiğinde hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, yaptıklarımızdan birileri 'gelir geçer', 'unutulur', yapanın yanına kar kalır', 'rüzgar alır sel alır' diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim mazlumu mazlum olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumlarını unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor, herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!

"BU SALONDAKİLER MAZERET KABUL ETMEYENLER"

Türkiye'de yıllardır kurulmuş, kurgulanmış, dayatılan bir düzen var. Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız, ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir. Ama bu salonda olanlar, bu itirazı büyütenler, bu düzenin çarkına çomak sokanlar; 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen, kabul edemeyen, Cumhuriyetin 100. yılında Cumhuriyet'le meselesi olanların bu Cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mani olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir.

O GÜN YOLLAR AYRILDI

Bunları hiç görmeyenler, duymayanlar; 'Yahu aslında bir tepki yok, üç beş güne geçer' diyenler ya da 'Efendim televizyona çıktığımda bir daha cumhurbaşkanı adayı olmayacağım, bir daha genel başkan adayı olmayacağım. Demokratik bir yarışın önünü açacağım, partide bir yenilenmenin, bir değişimin, Türkiye'nin önüne yeni bir muhalefet vizyonunu koymanın güvencesi ben olacağım' demek yerine; 'Ben aday olmadım, hiç olmadım. Gösterirlerse olurum, o gün gelince düşünürüm' diyenler...

'Ben gemiyi güvenli limana götürüp bırakacağım. Onun için bir yerel seçimi geçireceğim, sonrasına bakacağım. Ama sonrasına da arkadaşlar ne derse o tarafına bakacağım' diyenlere karşı; 'Bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. Bu millet eğer böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Tarihin en düşük katılımı oranı olacak. Anketi görmüyor musunuz? Parti yüzde 13'lerde, 14'lerde gerilemeye devam ediyor, büyük bir felaket gelecek. Yerel seçimlerdeki felaketten sonra bu milletin daha sandıktan da umudu kalmayacak. Biz bu noktada bir şeyler yapmalıyız' diyenler, işte o gün iki ayrı yola girdiler.

O gün yol ayrıldı. O gün yol ayrılırken; duygusal sebeplerle, örgütsel sebeplerle, idrak zamanından veya henüz meşelenin farkında olma noktasında başka bir yerde durup da, o günkü tavrın, özeleştirinin, inisiyatif alınmasının, değişim iradesinin doğru olduğunu görüp doğru yere milletle, örgütle birlikte gelen herkesi de, o gün ilk yola çıkıldığında, ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm, kıymetli görmeye devam ediyorum.

"SEÇİLENLER UZAYDAN GELMEDİ"

Tarihin doğru yerinde durmayı, buna ilk karar veren olmak değil, gerekirse ilk baştaki hatadan dönmenin de bu kadar büyük bir erdem olduğunu görüyorum. Önemli olan samimiyettir. Önemli olan doğru yerde durmaktır. Önemli olan bencillik yerine, kendin için bir şey istemek yerine, gerekirse kendini feda etmek, memleketin, partinin önünü açmaktır.

O günü hatırlayalım, o günü hatırlayalım. O gün Cumhuriyet Halk Partisi değişirse Türkiye değişir diyenler değişim kurultayına giderken bir yandan şöyle bir algı yerleşmiş, hak veriliyordu ve tartışılmıyordu: 'Bu delege yapısıyla bir değişim mümkün değil.'

'Türkiye'de değişim mi oldu? Bugüne kadar cumhuriyet tarihinde iki genel başkan adayı yarışıp da mevcut genel başkanın kaybettiği örnek mi var 100 yıldır? Mümkün değil, olmayacak' diyenlere hep şunu söyledim, hep söyledim. Dedim ki: 'Evet, zordur. Bu delegenin iradesini ben değiştiremem.' Dönüp baktılar, 'Genel başkan adayıyız, nasıl değiştiremezsin?' Biz değiştiremeyiz. Ama o delegeyi Ankara'ya gelmeden önce uğradığı berber kulağına fısıldadıklarıyla, evinin 4. katına asansörle çıkarken 3. katta oturan 16 yaşındaki kız öğrenci dönüp de komşusuna söyledikleriyle, sabahın 6'sında yolcu ederken eşi kendi hakkının helalliğini ortaya koyarak, torunu dedesine, evladı babasına bir şeyler söyleyerek bu değişimi gerçekleştirecek demiştim. Salona girdik, salonda 3 kişinin başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü bir slogan hakim oldu salona, hepiniz şahitsiniz: 'Delege sokağın sözünü dinle!' O gün, o gün o sandıklar açıldığında o delege sokağın sesini dinlediği için, seçilenlerin hiçbirisi bu partiye uzaydan gelmedi. Hiçbirimiz bu partinin dışarıdan gelmiş birileri değil, aksine öz be öz evlatlarıydık. Yarıştık, kazandık, tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarışmalı seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete dayatan düzenin tekerine ilk çomağı orada birlikte soktuk.

"ZARARSIZ OLDUĞUNU KANITLAYACAKSIN"

Ama bu düzenle ilgili diyeceklerim var. Şudur: Seçim ilerlerken, seçim yaklaşırken hep sordular bize, hep sordular. 'Size gelip devletten konuşan var mı? Öyle bir yerlerden, derin yerlerden mesajlar geldi mi?' 'Bir mutabakata vardınız mı? Bir taahhütte uzlaştınız mı?' Ben hep 'yok' dedim. O zaman 'olmaz' dediler. 'Size ne partiyi ne bu düzeni vermezler' dediler. 'Buralarda bu işler böyle dönmez, pazarlığı yapacaksın, taahhütte bulunacaksın, zararsız, sistemin içinde olduğunu kanıtlayacaksın, ancak ondan sonra gelip genel başkanlık oynayacaksın' dediler.

"PARTİNİN ADI DEĞİŞİR, GÜN GELİR DEVRAN DEĞİŞİR"

Partinin adı değişir, partinin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Hele öyle söyledim ya, karpuz gibi yarıdan ikiye; 60'a 40, 30'a 70... Biz bir bütünüz. Bu bütünü asla bozamazlar çünkü bu bütün 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür. Ve değerli yol arkadaşlarım, hepiniz şahitsiniz ki kurultayımızın ardından ilk yerel seçimler için önümüzde sadece 4 ay vardı, sadece 4 ay. Zaman kısaydı, yol uzundu ve esas partideki değişimin Türkiye'yi değiştirip değiştirmeyeceği, burada yapılan işin millet tarafından bir özeleştiriye sayılıp sayılmayacağı, milletin yeni bir kredi verip vermeyeceği orada belli olacaktı. İşte o 4 ayda hepiniz şahitsiniz ki oradan buradan birçok iftira, odur budur... O 4 ayda kadınlara önem verildi, gençlere önem verildi, ölçme değerlendirmeye önem verildi. En yakınımız, en yakınımızda duran, başka adayı desteklemesine rağmen ankette çıkmayan o listeye konmadı. En yakınımızda duran bir şey istediğinde bir rasyonalitesi yoksa, hatta ve hatta, hatta ve hatta her şey eşitse, değişim görüntüsünü, umudunu, sözünü kim verecekse o adaylara yönelindi. İzmir gibi yerde cumhuriyet tarihinde bütün partiler 6 kadın belediye başkanı seçtirmişken, 9 aday gösterilip 8'i seçtirildi. 14 genç aday gösterilip 13'ü seçtirildi. 31'de 29 İzmir gibi yerde, hem de seçimden sonra 'İzmir'i kaybedeceksiniz' denilen yerde böyle bir mucize gerçekleştirildi. Eldekiler kazanıldı, Türkiye'nin yüzde 65'i kazanıldı. Ufak tefek hataların bedelleri ödendi; Kırklareli'nde ödendi, Hatay'da ödendi.

"YOL AYRIMI BURASIDIR"

Bu arada o derin devlet dedikleri bir daha geliyor. İşte bu arada 'Bizimle uzlaşacak mı yoksa biz onunla uğraşalım mı?' diyenler tekrar geliyorlar. Açık açık konuşmaya geldim, açık açık. Geliyor diyor ki, geliyor diyor ki sana: 'Ankara merkezli siyaset yap. Otobüsün üstünden in' diyor. 'Ekrem'i bırak" diyor. 'Onu AK Parti yargı kolları parçalayacak. Gel burada çimento var, kum var, harç var; karalım, eline verelim, arkadaşlarının üstüne betonu sen dök. Daha yaşın genç, 50 yaşındasın, 80'e kadar 30 yıl partinin başında oturursun' diyorlar. İşte bugün, bugün yol ayrımındayız.

Yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı; AK Parti'nin kadın kollarıyla yenemediği, gençlik kollarıyla yenemediği, ana kademesinden umudunun olmadığı, siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasetine bu memleketin namuslu, temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım, kardeşlerim için mücadele mi edeceğim? Onun kararının verildiği gündür.

"YÜRÜYÜŞÜMÜZ KAYBETMEYİ HAZMEDEMEYENLERE CEVAPTIR"

Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin büyük kurguyu yapıp içinde bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti –ki durmaz ki o zaman onlar ana muhalefette– yarının iktidarını verecek miyiz yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir iş birliği mi yapacağız sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz. O yüzden, o yüzden... Butlan kararının üstünden 61 gün geçti. 'Bayram geçsin, tepki durur' diyenler; 'Bayramdan önce strateji yaptık, 3 gün konuşulur, 4. gün durulur, sonra geçilir partinin başına oturulur' diyenlerin bugün içinde bulundukları durum da sahadaki enerji de salondaki beklenti de memleketin geleceğine dair umutları da tam bu noktada, bu kör düğümün olduğu yerde; ya biz bu kör düğüme oturup susacağız, milletin mahkumiyetine mahcubiyetle cevap vereceğiz ya bu kör düğümleri teker teker koparıp atacağız, memleketin önünü açacağız. O gün bugün. O günlerde çıktım. Herhalde partimin benim için olan kıymetini, altı okun kıymetini, bu partide 9 yıl grup başkanvekilliği yapmış, 3 yıldır grup başkanlığı yapan, bu partiye, geçmişine, tarihine, üyesine, neferine söz söyletmeyen, toz kondurmayan Özgür Özel'in herhalde o günden bugüne gelene kadar mücadelenin en iyisini yapmak için; hukuken, siyaseten, fiziken, salonda, mahkemelerde ve sokakta en iyisini yapmak için üzerine düşeni yapacağından hiçbirimizin şüphesi yoktu. Bu konuda kendime şu kadar güvenmem. 1333 oy aldım son seçimde. 1333 oy! Tarihin en yüksek genel başkanlık oyu. Dedim ki; 1333 oyu aldım, dedim ki üçünü kendime saymıyorum. Böyle bir oy yok, böyle bir birliktelik yok. Yeniden kurulmuş sandıklarla 2025 yılında mahalleden ilçeye, ilçeden ile, ilden genel merkeze o kurultayda gelen bu oyun bir anlamı var. Bu oy Özgür Özel'in şahsına, ekibine verilmiş oy değildir. Bu oy partinin birlik ve beraberlik ihtiyacına, bu partinin iktidar yürüyüşüne, bunun ancak güçlü bir birliktelikle, ayrışmadan, hep birlikte durarak bu inancı paylaşanların oylarını göstererek, oylarını sandığa atarak gösterdikleri dayanışmanın ürünüdür.

"KEMAL BEYE OY VERMİŞ 500 DELEGE KURULTAY İSTEDİ"

60 kişilik PM, 40'ın altına düşemez, 23'e düşüyor. 23'le toplanıyorlar. Kanun diyor ki: 'Derhal kurultay!', 'Yapmam kurultay!'. Mücadeleye devam. 1040 arkadaştan imza alırız. O 1040 arkadaşın 500 tanesi son seçimde, yani bizim yarıştığımız son seçimde Kemal Bey'e oy vermiş delegedir. 3 sene sonra diyor ki 'Yapma etme Kemal Bey, o gün sana verdik ama biz partiliyiz Kemal Bey. Bu partide kurultay yapmazsan felaket gelir Kemal Bey, gel kurultayı yapalım, kararı biz söyleyelim' diyor. Kendine oy veren 500 delegeyi dinlemeyip o kurultayı da yapmıyor. Bunun üzerine... 2023 seçimi; yarışmışız biz kazanmışız, yok ben kazanacaktım. Peki, burada yoksun, burada yoksun, burada yoksun, 4 mazbata var. Gel şimdi soruyorum: Burada yokum, Fatma kazandı; burada yokum, Ayşe kazandı; burada yokum, Emine kazandı. Yahu senin bu kurultayından son kurultayı kazanan Emine'ne buradan, AK Parti'den karar çıkarttırıp son kurultayın sonucunu değiştiriyorsun.

Burada, burada il başkanları var. 74 il başkanı. İçlerinden, içlerinden 56 tanesi geçen dönemde de Kemal Bey'in döneminde de il başkanı olanlar. 2025 yılında bir daha aday olmuşlar, bir daha seçilmişler, bir daha seçilmişler. 2025'te kararı Trabzon vermiş, kararı Burdur vermiş, Hakkari vermiş, Edirne vermiş, Hatay vermiş, Sinop vermiş, 2025'te. 2023'ten onlara ne? Gelip 2025'in başkanlarını, bugün butlancılık yapmadıkları için, bugün "O gün sizinle beraberdik ama bugün Özgür Bey'le beraberiz" dediği için 38 tanesi, "Biz bu partinin iktidar yürüyüşüne inanıyoruz, biz ocu bucu değiliz, biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz" dedi diye görevden alınıyorlar.

"BİR DÖNEM DAHA ERDOĞAN'I SEÇTİRMEK İÇİN..."

Sonra diyor ki: 'Arkadaşlar gitmeyin partiden, durun burada, oturun burada, bakın yakında eylülün sonunda kurultay başlatacağım, seneye nisana doğru sonlandıracağım'. 7 ay boyunca bizim birbirimizi yememizi, mahallelerde kavga etmemizi, bilmem neyi izlemek istiyor saray. Ben teşneyim bana verilen role, gel sen de geç karşıma, tutuşalım parti içi güreşe, AK Parti bir dönem daha seçtirmek için Erdoğan'ı, baksın kendi işine. Yok öyle yağma! Yok öyle yağma! Herkes şunu bilsin ki, herkes şunu bilsin ki CHP binalarına... Örneğin, partiye genel sekreter yardımcısı atayacaksın; son yerel seçimde Adana'da aday olamayınca karşımızda başka partiden aday olmuş, Zeydan Karalar'a ağzına geleni söylemiş birisi şimdi gelecek partide yönetime geçecek. Bilecik'e il başkanı atayacaksın; Bilecik'in kadın belediye başkanına her iftirasıyla burnundan getiren birisi olacak. İllere il başkanları atayacaksın; seçimde karşımızda olmuş, mücadele etmiş, başka partiye gitmiş, başka adaya destek vermiş, partiyi teslim almaya pavyon fedaileriyle gelmiş... Sonra bunlar... Mahallelerden seçim başlatacakmış. Ben bu partinin gencecik evlatlarını mahalle seçimlerinde onların belirlediği belirsiz adreslerde delege yazacakları yere 'Gidin orada delege olmaya çalışın, dövmezlerse, vurmazlarsa, kırmazlarsa mücadele edin, 7 ay boyunca uğraşalım, Türkiye'ye rezil olalım.' Buradan geçen hafta söyledim, ne söylediğimi bilerek söyledim. Bir kez daha söylüyorum, 'partiliyim' diyene söylüyorum, 'CHP'liyim' diyebilene söylüyorum..."

"KONTROLLÜ MUHALEFETİ ASLA KABUL ETMİYORUZ"

Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz. Kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun yarattığı korkuyu, sessizliği ve umutsuzluğu geride bırakıyor, bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz.

Bu bir ayrılık değil. Bu bir vazgeçiş değil. Bu Türkiye'de daha güçlü şekilde değişimi sürdürme ve iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir siyasi parti kurucusunun gösterdiği hedefe ulaşma azmini terk edemez.

Hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz. Herkesin haberi olsun. Buradan ilan ederiz. Dosta, olmayana, yanımızda olanlara, düne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki; biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.

Korkanlar, çekinenler, 3 günlük dünyada şerefini değil de rahat koltuklarını düşünenler varsınlar geride kalsınlar. Biz demokrasiyi milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı ve umudu bu milletin evlatlarının en büyük hakkı olarak görüyoruz.

YENİ PARTİYİ RESMEN İLAN ETTİ

Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz, MYK'mızla, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün CHP grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz ancak iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

Teknik işlemlerin, teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizde hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün, bugün bu kürsüye, Cumhuriyet Halk Partisi'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka, altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 10 ay önce yüzde 5 parti yüzde 25 oy aldığımız yerden yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarIa birlikte Türkiye ittifakını kurmuşsak; Atatürk'le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.

"KİMSE 'NİYE HALA BURDASIN' DEMESİN"

Ayrıca milletvekillerimiz bu büyük yürüyüşün ilk adımını atarken; doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlendirilmiş, riskleri doğru analiz edilmiş şekilde elbette büyüyeceğiz, güçleneceğiz, hep birlikte olacağız. Buradan önemle ricamdır: Bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte, doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yarın sabah kimse, belediye başkanına 'Sen niye geçmedin?', belediye meclis üyesine 'Hala niye buradasın?', filanca kişiye 'Hala niye orada değilsin?' demesin. Bir tane kuralımız var. Bir kere, kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim: Ben yeni partide yokum. 'Özgür Özel'le, arkadaşlarıyla birlikte değilim' diye kulağınızla duymadığınız herkes, emin olun ki bizimle birliktedir, bizimle birliktedir. Kimse şundan şüphe etmesin: Bu iktidar yürüyüşünde bizler, sizler, biz, hepimiz...

"NE İMAMOĞLU'NU NE DE YAVAŞ'I BIRAKIRIZ"

Ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş'ı; ne Zeydan Karalar kalır Adana'da, ne Vahap Seçer Mersin'de. Selam olsun Edirne'den Iğdır'a, Trabzon'dan Antalya'ya. Bir daha söylüyorum: "Ben onlarla değilim" diyen diyebilir, tarihin önünde milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir iktidar yürüyüşünde. "Sahipsiz vatanın batması haktır, sen, siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır." Bu büyük yürüyüşe, bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapattılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz, iktidara yürümeye var mısınız? Haydi bakalım, yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte meşale taşıyacağız, iktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim arkadaşlar!"


r/Turkey 1d ago

Image Mutlak Butlan CHP’si parti binasına astığı pankartla partiden ve cumhuriyetten vazgeçtiğini duyurdu

Post image
294 Upvotes